Moda Haberleri
spy cameras for iphone cell phone spyware com cell phone tracker download whatsapp spy phone number mobile phone spy for nokia cell phone spy android cell phone spying prevention the cell phone tracker how to cheat your wife how do you read someones text messages mobile phone tracking australia how to track a gps phone how go catch a cheating spouse spy phone nokia x6 can anyone else read my text messages secretly read text messages find out cell phone location i spy cell phone cell phone location app iphone app spy husband easy cell phone spy software hard copy cell phone tracker kit cell phone monitoring software jones

Refluden Kurtulmak İçin Ne Yapmalı ?



Uzun yıllardır İtalya’da yaşayan Dr. Mehtap Pasın Gualano,

modarehberim.net

modarehberim.net

Roma’dan yazdığı bloğu ile dünya genelinde 1400 kişiyi aynı anda, Akdeniz-İtalyan modeli diyetiyle zayıflatıyor.

 Memorial Hizmet Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden Prof. Dr. Ömer Necip Aytuğ, reflü hastalığında, hastanın yaşam tarzındaki düzenleyici önlemler ve diyetin, tedavinin temelini oluşturduğunu, şişman hastaların zayıflaması, öğünlerin sık aralıklı ve az miktarda tüketilmesi, akşam yemeği ile yatış arasındaki sürenin en az 2-3 saat olması, yatmadan önce atıştırma alışkanlığından vazgeçilmesi ve yatak baş tarafının yükseltilmesi gerektiğini bildirdi. Prof. Dr. Aytuğ yaptığı yazılı açıklamada, reflünün son yıllarda toplumda sık rastlanan bir hastalık olduğunu ve vücudun diğer bölgelerinde kendini gösteren pek çok rahatsızlığa davetiye çıkarabileceğini belirtti. Açıklamada, açken ya da tokken mide asiti ve sindirimle ilgili olarak, diğer mide sıvılarının yemek borusuna ve boğaza doğru geri gelmesine reflü denildiğini ifade eden Aytuğ, kişide haftada en az bir kez göğüs kemiği arkasında yanma hissi veya ağzında ekşi-acı su tadı olması durumunda reflü hastalığından söz edilebileceğini ve bu durumların bireylerde, yemek borusunun etkisiz kasılması, yemek borusu kasılmalarının normalden daha kuvvetli olması veya yemek borusu alt ucundaki ‘sfinkter’ denen özel valv ( kapak) sistemindeki basıncın normalden düşük olması gibi bulgulara da değişik oranlarda rastlanabilmektedir.

modarehberim.net

modarehberim.net

Astım belirtileri erişkin yaş grubunda ortaya çıkıyorsa, kişilerin astım ile ilgili aile öyküsü yoksa, astım belirtileri yemek yemekle, egzersizle veya yatar pozisyonda artıyor ise astım nedeni olarak reflü hastalığının dikkatlice araştırılması gerekmektedir. Reflü hastalığında, hastanın yaşam tarzındaki düzenleyici önlemler ve diyet, tedavinin temelini oluşturmaktadır. Şişman hastalar zayıflaman, öğünler sık aralıklı ve az miktarda tüketilmeli, akşam yemeği ile yatış arasındaki süre en az 2-3 saat olmalı, yatmadan önce atıştırma alışkanlığından vazgeçilmeli ve reflüsü olanlarda yatak baş tarafı yükseltilmelidir. Diyet ve yaşam biçimi değişiklikleri, reflü hastalığında tedaviye yardımcıdır ancak sıklıkla tek başına yeterli değildir.” Prof. Dr . Ömer Necip Aytuğ, hastaların hastalıkta sık görülen yakınmalar olduğunu vurguladı. Aytuğ, bu iki şikayetten bir veya ikisinin bulunmasının, o kişinin reflüsü olduğuna işaret ettiği açıklamada, kalp dışı göğüs ağrısı, seste kalınlaşma, ses kalitesinde bozulma, yutma güçlüğü, astım, boğaz seviyesinde yumru hissetme, sinüzit, farenjit, larenjit, diş çürükleri, müzmin öksürük gibi hastalıkların reflünün yol açtığı hastalıklar arasında olduğunu belirtti. Aytuğ, yemek borusundaki sinirlerin reflü sonucu asit veya safra kaçağı ile uyarılması, hava yollarında refleks kasılmaya neden olarak astıma veya hava yollarının aşırı duyarlılığına yol açtığının da düşünüldüğüne dikkati çektiği açıklamasında, şu ifadelere yer verdi: “Astım hastalarının yüzde 35-90 kadarında reflü belirtileri görülmektedir. Astım ve reflüsü olan birisinde mide asit salgısının baskılanmamasına yönelik ilaçların belirli sürelerde sıklıkla kullanıldığını ve vakaların büyük çoğunluğunda etkili olduğunu bildirdiği açıklamada, özellikle genç yaş gruplarının ilaç tedavisine iyi cevap verdiğini, ancak reflüyü kolaylaştıran büyük mide fıtığı gibi yapısal bozuklukları olan, doz azatlımın da yakınmaları hemen tekrarlayan ve bu nedenle ilaçlan azaltamayan hasta gruplarında cerrahi reflü tedavisinin iyi bir seçenek olduğunu kaydetti. Açıklamada Aytuğ, ilaçlara cevapsız vakalarda, nedeni belirlenmeden cerrahi tedavi yoluna gidilmesinin, cerrahi tedavinin başarı oranını düşürdüğüne işaret ederek, “Günümüzde reflü cerrahisi bu konuda yetkin merkezlerde laparaskopi denilen kapak ameliyat şeklinde, kısa sürede ve etkin olarak uygulanabilmektedir” ifadelerini kullandı.

Kaynak : (AA)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*